Bahçeciğin Kısa Tarihi
Bahçecik eski adıyla (Bardizag) Kocaelinin güneyindeki Samanlı dağlarının kuzey yönüne bakan İzmitin tam olarak güney simetrisinde kalan bir yamaçta 1600'lü yıllarda Sivas ve çevresinden gelen Ermeniler tarafından kurulmuştur.
Bardizag,Osmanlı imparatorluğu zamanında ılıman iklimi,temiz havası,muhteşem körfez manzarası ve sosyo kültürel kimliğiyle özellikle İstanbulda yaşayan Ermeniler için çok önemli ve ayrıcalıklı bir yere sahipti.Ekonomik anlamdada oldukça iyi gelirli ailelerden oluşan halkıyla dikkatleri üzerine çekiyordu.İpekçilik,dokumacılık,şekerleme imalathaneleri,ufak çapta şarapçılık,sepetçilik,çiftlik işletmeciliğiyle uğraşan yerleşik Ermeni halkı dışında bahar mevsimin başında gelip kışa kadar zamanını Bardizagda değerlendiren İstanbullu Ermeni sayısıda azımsanmaycak kadardı.Yöredeki Türk yerleşimi ise çevredeki köylerdeydi.93 harbinde göçen Gürcüler ve Lazlar ağırlıktaydı.10.000' e yakın nüfusuyla köyden çok büyük bir kasaba niteliğindeydi Bardizag.
Üç kilise ve birde Protestanlara ait misyon okulundaki bir şapele artı olarak Katoliklere ait birde manastırı barındıran Bardizag dini açıdan geniş bir ahenke sahipti. Fabrika niteliğindeki büyük ipek kozası işleyen kazanları ve dokuma tezgahlarına sahip atelyeleri ekonomik hayatın belkemiğiydi.Bardizag ipeği piyasada aranan kaliteye sahipti.Halı ve kumaş dokumasında kullanılıyordu.Aktif bir ticaret hayatı vardı.
Eğitim olarakta hayli ilerleme yapmıştı Bardizaglı Ermeniler;Nerses Şuşanyan okulundan mezun olan öğrenciler bu kadarıyla yetinmeyip yüksek eğitim için ya İstanbula ya da yurtdışına gidiyorlardı.Ayrıca ABCFM tarafından açılan misyoner okuluda gözde bir eğitim kurumuydu Bardizag ve çevresindeki Müslüman olmayan halk için.
Verimli toprağı ve ılıman iklimi sayesinde birçok sebze ve meyvenin yetiştiği Bardizagda çalışkan Ermeniler tarafından imrenilecek bahçeler oluşturulmuştu.Üzüm bağları,dutluklar,zeytinlikler,fındıklıklar ve bostanlıklarla her bahçenin bir kenarına getirilen ve herkese açık membalarıyla cennetten bir köşe gibiydi.
Düzenli olarak yanınlanan dergi ve gazeteleriyle ayrıca artı olarak kitaplarıyla da canlı bir basın ve yayın hayatı vardı.
Pazarlar ve panayırlar düzenlenirdi Bardizagda canlı ve eğlenceli.yerli halk dışında çevre yerleşimlerdende katılım olurdu Müslümanlar da dahil.Portakal alıp yumurta ve diğer meyvelerin değişimi olurdu Türk ve Ermeniler arasında.
Herşey çok güzeldi Bardizagda ta ki o meşhur tehcir olayına kadar.İlk başlarda bardizag etkilenmedi bu olaydan ama sonraları bir kaç milliyetçi ve siyasi Ermeninin kışkırtması ve tahrikleriyle olaylar başladı.Artık Bardizaglı Ermenieleri sıkıntılı günler bekliyordu.Suriye, Umman ve Akdeniz üzerinden zorunlu göçe tabi oldular bir kısmı İstanbula ama çoğunluğu malum güzergahtan yurtdışına göç ettirildi.Amerika,Fransa ve Kanada başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerine dağıldılar.
Gidenlerin yerine Balkanlardan Ermenilerin kaderini paylaşan Muhacir Türkleri getirildi Bardizağa yerleştirilmek üzere ve daha sonra kurtuluş savaşı sürecinide sancılı bir şekilde yaşadı Bardizag.işgale uğradı,bombalandı itilaf devletleri tarafından.
Karamurselden gelen kahraman Kuvay-i Milliye kuvvetleri ve çevredeki düzensiz milis kuvvetlerinin çabasıyla düşmandan kurtarıldı Bardizag tüm bu olaylardan etkilenen son bir kaç Ermeni ailede Bardizagdan göç etti kendi isteğiyle ve artık Bardizag oldu Bahçecik.Kendi halinde halkıyla ve muhteşem doğasıyla sürüp gidiyor rutin şekilde yaşam Bahçecikte.1920'lerden bu yana kayda değer pek bir gelişme olmadı da Bahçecikte sadece girişte ki tabelada yazan 1956 belediye olma tarihinden başka.
